Yeni Şafak - 24 Ağustos 2000 - Suavi Kemal Yazgıç (Yusuf ile Züleyha)

Ağustos 24, 2000 Söyleşiler, Yusuf ile Züleyha Add comments

Süavi Kemal Yazgıç, Yeni Şafak, 24 Ağustos 2000

Züleyha’ya Biraz Işık

Kalemini ve yüreÄŸini naif alanlar üzerinde gezdiren ve yazdıklarıyla çok kiÅŸinin yüreÄŸini titreten Nazan BekiroÄŸlu, Züleyha’ya ışık tutttuÄŸu kitabı Yusuf ile Züleyha ile yine gündemde. BekiroÄŸlu’yla kitabını konuÅŸtuk.

Yazılmış bir hikayeyi yeniden yazmak arzusundan bahseder misiniz?

Yusuf ile Züleyha gelenekten geliyor, bizse modern çocuklarız. Ama kültürel bilinç altımızda geleneğin kodları yatıyor, tartışmasız bu böyle ve onunla bir yerde buluşmak olası. Buradan başlayalım. Geleneğin anlatı türü olan mesnevi geleneğin bütün kavram ve biçim kalıplarını taşımakta. Bu da sınırlı malzemeyle farklı terkipler ortaya koyabilme yeteneğinin sergilenmesi anlamına gelmekte.

Bütün Yusuf u Züleyhalar özde aynı ama neticede Hamdullah Hamdi’nin Yusuf u Züleyha’sı, “Hamdullah Hamdi’nin Yusuf u Züleyha”sıdır. Gelenek içinde asırlar boyunca ortak bir ruh ikliminin süreÄŸinde iÅŸlenmiÅŸ bir hikayeyi üstelik geleneÄŸin inkıtaa uÄŸradığı ama eksikliÄŸinin bir hayli de hissedildiÄŸi bir dönemde kaleme almaya kalkışan yazıcı bir yanıyla bu inkitaın baskısıyla korkuludur ama bir yandan da kalbinde taşıdığı ÅŸifrelere güvenmektedir. Neticede o da zincire bir halka atmaktan kendisini alamaz. İster ki o aynaya bir de kendi görüntüsü düşsün. Görüntüsü bir hayli deforme olmuÅŸ, imajları bir hayli deÄŸiÅŸime uÄŸramış olsa da, insan kalbinin deÄŸiÅŸmezliÄŸine duyduÄŸu güven ona bu yolda cesaret vermektedir.

Daha evvel yazılan mesneviler sizi ne kadar bağladı ya da serbest bıraktı?

Daha önce yazılanlar tarafından kıskıvrak baÄŸlanmış, ama daha önce yazılanlara göre alabildiÄŸine de özgür. Böyleydi. Sabit kalması gereken bir vak’a kalıbı var. Bunun sınırları, ortak motifleri belli ve hayatidir, bunlardan fedakarlık edemezsiniz. KardeÅŸleri tarafından kuyuya atılmazsa, güzel Züleyha’nın aÅŸkı ile sınanmazsa, zindana düşmezse Yusuf, Yusuf olmaz.

DiÄŸer yandan Kur’ani mesajla ters düşemezsiniz. Kur’an’da anlatılmayanları mesnevi sathında tezahür ettirseniz de o mesaj sizi kuÅŸatır. Yazıcı kendisini bu baÄŸlarla baÄŸladıktan sonra ise alabildiÄŸine özgürdür. Muhayyilesi iÅŸler ve önceki mesnevilerde rastlanmamış öyküler, gazeller, imgeler, göstermeye baÅŸlar. Bir bakıma yalan konuÅŸmaktadır. Ama bu yalan onu, kendisini baÄŸlayan gerçekten uzaklaÅŸtırmaz, ona daha çok yaklaÅŸtırır.

Züleyha adeta yeniden yazıldı. Bir söyleÅŸide insanın deÄŸiÅŸmeyen yönüne ilgi duyduÄŸunuzu söylemiÅŸtiniz. Bu baÄŸlamda Züleyha’yı anlatır mısınız?

Hayır, bütün yeniden yazılmışlığına raÄŸmen biz o eski biziz, Züleyha yine o eski Züleyha. Ama Züleyha’ya biraz ışık, bu oldu. Üstelik Züleyha’ya biraz ışık bizi Yusuf’a da yaklaÅŸtırdı. Düşünsenize peygamber güzeli Yusuf’u mesneviye düşmüş görüntüsü içinde de olsa (mesnevi de o uygarlığın hayata bakış açısından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸil) kendisine bu kadar ağır bir iftira atan Züleyha ile evliliÄŸe kadar götüren gerçeÄŸin kavranması ne kadar çok çaba istiyor. Üstelik Fatma’nın (Karabıyık BarbarosoÄŸlu) tabiriyle Züleyha artık “genç ve güzel bile deÄŸilken”. Neticede Züleyha yeniden yazılmadı. Fakat onu ilk kez bu kadar yakından tanıdık. Tanıdık bir vak’anın arkasındaki akışları gördük.

Büyük laflar etmeye cesaretim olsaydı yaptığımı mesnevi ÅŸerhi olarak yorumlamak isterdim. Bütün Yusuf u Züleyha mesnevilerinin. Çünkü bütün yazma serüveni boyunca yaptığımın büyük bir kısmı geleneÄŸin oluÅŸturduÄŸu yumaktan zihnime takıla-gelen soruların cevaplanması ile ilgiliydi. Züleyha’nın zor yazgısının analizi bu problemlerin baÅŸta geleni idi elbet.

“Nun Masalları”na göre daha sade bir üslup tercih ediyorsunuz. Sebebi ne?

Metnin gelenek ile iliÅŸkisinden kaynaklanıyor bu. Her metin kendi üslubu ile iliÅŸki içinde olmak ister, dahası buna mecburdur. “Kaynağından ayrı düşen suyun menbaına kavuÅŸma macerası (Tanpınar)” anlamına gelmekte olan ÅŸark hikayesini ancak su gibi akan bir üslupla anlatabilirsiniz. Åžark hikayesi su gibi duru ve berraktır çünkü.

Farklı bir üslup denenemez miydi? Bunalımlı bir üslup, bilinç altı tekniği? Belki evet ama o zaman Yusuf ile Züleyha bir şark hikayesi değil romana dönüşürdü, ikisi farklı şeyler ve ben şark hikayesinin arkasındaydım. Öyle hissettim öyle yazdım. İçimden su gibi aktı hikaye ben de su gibi akarak yazdım. Hepsi bu.




Leave a Reply

Wordpress Themes by Natty WP. Web Hosting
Images by our golf tips desEXign.