‘Åžeb-i Yeldâ’, 1914

Aralık 27, 2009 Zaman Gazetesi Add comments

Åžeb-i Yeldâ. Yılın en uzun ve karanlık gecesi. Ama 22 Aralık 1914′te baÅŸlayıp da on beÅŸ günlük takvimin yekparesi gibi uzanan öyle uzun ve karanlık bir geceyi, feleÄŸin çarkı dönmeye baÅŸlayalı beri hiçbir daÄŸ görmedi. Bu daÄŸ ben olalı böyle rûzigâr görmedi.

Çok yorgundular. Günlerden beri sonbahar yaprakları gibi bir bir dökülüyordular. Ama asıl fırtına onları bende bekliyordu. Dağdım ben. Her dağ gibi aşılmam şarttı. Beni aşamayanı yarı yolda komam dağ olmanın şanındandı. Üstelik sıradağdım ben doruğum bir değil çoktu. Bir uçurumu aşanı ikincisi bekliyordu.

Kar yağıyordu, tipiye dönüyordu. Gökten yağan yetmiyor kar bir de yerden tozuyordu. Kar dursa; zirve rüzgârı yıldız ayazı. Kurtuluşu yoktu. Öyle kısaydı ki gün; sabahla öğle ikindiyle akşam arasında vakit yoktu. Bir tek gece bitmiyordu. Gecenin en karanlık vaktinde yalan, sabah bir türlü yakın gelmiyordu.

Ukbayla dünya arasında düşe kalka bata çıka, yürümek değildi bu. İncecik bacakları incecik bedenlerini taşımıyordu. Haritalarına aldanmış kumandanların; piyano-rapsodilerle harelenmiş, kendilerine ait olmayan hayallerin talimiyle düşmüştüler yollarıma. Oysa dağdım ben, yolum yordamım yoktu. Aldığımı geri vermem hiç yoktu.

Bana geldiklerinde çoktan gitmiÅŸlerdi bile. ÇoÄŸunun damarlarında tifüs geziniyordu. Günlerdir boÄŸazlarından bir ÅŸey geçmemiÅŸti. Taam listesini düşününce: Kahvaltı: Yok. Öğle: Yok. AkÅŸam: Åžekersiz üzüm hoÅŸafı. Ekmek: Tam! Yerin dibine geçtim. Hele giysileri! Lâl kesildim. Kaputları yoktu, postalları yoktu. Asker olduklarını anlamak mümkün deÄŸildi birçoÄŸunun. Sanki bir kısmı gündelik kıyafetle tarladan geliyordu. İçlerinden bir kısmı güneÅŸ çocuÄŸu, kar’ı da tipiyi de ilk kez görüyordu.

Bir İsrafil sûru savruldu ki üzerimde o gece. İsyan, çığlık, cinnet, tekbir, tevhid. Kurşun sesi yok, düşman da az ilerde donuyordu. Herkes canının pazarında kendiyle alışveriş ediyordu. Bendim isyanlarının, korkularının, kurdu kuşu susturan çığlıklarının sebebi. Vadimde ormanımda boğuştular sehere kadar. Benimle savaştılar. Lâkin dağdım ben. Benim yenilmem yoktu. Onlardan geriye bir isim benden geriye bir zalim sıfatı kaldı. Allah şahit benim bu işte bir suçum yoktu.

Yoktu, onların hiçbir ÅŸeyleri yoktu. Bu cinnet gecesine karşı koyacak varsa varsa bir cesaretleri vardı. Bunca yitikten sonra geriye ne kalırsa o kadarlardı. Önce ellerinden, ayaklarından donmaya baÅŸladılar. Kimi en yakın arkadaşının kimi hiç tanımadığının sırtına abanarak topraÄŸa uzandılar. Kimi olduÄŸu yere diz üstü düştü, sonra boylu boyunca devrildi. Kimi ayakta dondu, dizleri kenetlenmiÅŸti. Bakışlarını kaldırdı göklere, kirpikleri buz tutmuÅŸtu. DonmuÅŸtu bakışları gözkapakları inmiyordu. AteÅŸe deÄŸmiÅŸ gibi bir anda düşenler oldu. Kimi gördüklerine takat yetiremeyerek cinnete sığındı. Kimi de daha fazla direnmedi. Tevekkeltüteallallah, bir tebessüm sırrıyla kendisini uykuya bıraktı. SaÄŸ yanı çoktan sarkmış, sarılacak bir tüfeÄŸi kalmıştı. Ama eninde sonunda hepsi de sırtını bana yasladı. “Henüz 17″, 18, 19′du. Hanelerinde bir murat alınıp verilmiÅŸliÄŸi yok, kalplerinden geçecek kocamış bir ana, çilekeÅŸ bir baba hayalinden baÅŸka bir ÅŸeyleri yoktu. En son kalpleri dondu, hissettim. Bu kadarı bana bile ağır geldi. Allahuekber diye inledim. Arşıâlâ titredi ben mi titremeyecektim?

Gece her birini örttü siyah sütresiyle. Sabah beyazdı. Kar güneÅŸi öyle bir aydınlattı ki buz tülünü, ışıltısından gözlerim kamaÅŸtı. Sanki hiçbir ÅŸey yaÅŸanmamıştı. Öptüm her birini gözkapaklarından. Saçlarını okÅŸadım. Pınarında donmuÅŸ gözyaÅŸlarını kuruttum rüzgârımda. Her birini sırtında açılan nurdan kanatlarıyla Allah’a ısmarladım.

Sayıları mı? Saymadım ben. Doksanbin değil altmışbinmiş; altmış değil otuzbinmiş. Diyelim ki yüz, elli, on, beş. Hatta tek, bir. Olsa ne fark ederdi ki? Her biri tek her biri bir değil mi? O gece neler olup bittiğini dünya gözüyle kimse görmedi. Ama bilirim ben, çoğunun saçları bir anda bembeyaz kesmişti. Kâğıt yoktu kalem yoktu, mahşer günü tanık benim, bu gecenin kaydı benim üzerime kesildi.

27 Aralık 2009, Pazar

Tags:


Leave a Reply

Wordpress Themes by Natty WP. Web Hosting
Images by our golf tips desEXign.