‘Çanakkale hatırası’

Mart 21, 2010 Zaman Gazetesi Add comments

İstemek, fatihlerin olsun. Bana ziyaret yeter. Yol hali bu. Kalemimden sıçrayan mürekkebin lekesi giderek daha ürkütücü büyürken çokça tanıdığım meyvelerin ağaçlarıyla karşılaşmaktan hoşnut, düştüm yollara.

Defalarca geçtiğim şehirlerden bir kez daha geçerek daha evvel hiç görmediğim kentlere ulaştım. Denizle arasına geniş ovalar girmiş liman kentleri vardı yolumun üzerinde. Yekpare sütunları, ürpertici tapınakları yerle bir olmuş, eceli ne ileri ne geri alınabilmiş. Bir kadının sevdasına adanmış şehirlere düştü yolum. Tavanı su, zemini su, duvarları su, evvel şehirlerden geçerek girdim kapılarından içeri. Dirileri karşılayan ölüler şehri. Bir kandil aydınlığında aktık birbirimize ölü gözlerimizle. Durmadım. Devam ettim.

Bazen, kapısından geçer geçmez kendisini gözler önüne seren, beyaz mermer şehirlere girdim; bazen, kendisini ele vermek için çokça basamak çıkmayı koşul koşan şehirlere. Kendi zamanını kaybetmiş kentlerin sokaklarında dolaştım gönlümce. Her defasında bir öncekinin yıkıntıları üzerinde katman katman yükselen öyle şehirler ki, parçalanmış kemikleri müzelik eşyaya dönüştürülmüş gladyatörlerin çığlıkları da kalmamıştı geriye, onları, gösterişli yüzükler ve toprağa bakan bir baş parmakla uğurlayan imparatorlara tutulan alkışlar da.

Bir İsa hüznü taşıyan zeytin bahçesinde tükendi yolum. Kendisi için defalarca savaşılan ÅŸehrin en üst katmanında karıştı, havada çarpışmış mermi çekirdekleriyle antik koku kaplarının helezonları birbirine. Dağılmış subay düğmeleriyle daÄŸ kristali gerdanlıklar, altın “diadem”lerle kuruyan kan damlası, diÅŸle tırnakla kazılmış siperlerle maÄŸrur kentlerin temel duvarları, kilit taÅŸları. “Çanakkale içinde aynalı çarşı”. Zülüf halkaları ile bir kafatasına kıyamete deÄŸin saplı kalacak bir misket arasındaki ani geçiÅŸi taşıyan kalbim. Taşı bakalım ÅŸimdi ey benim kalbim. Ey benim her ÅŸeye müheyya kalbim.

Buhur eyyamında, son menzilinden dönülmüş bir durakta. Şu zakkumun kızılca kıyamet gölgesi yeter. Serapa serinlik, serapa rûzigâr. Her şeyden vazgeçerim ki tarih içinde tarih, Çanakkale siyah-beyaz bir fotoğrafa yüklenir. 1915.

BaÄŸdaÅŸ kurarak topraÄŸa oturmuÅŸ bir bölük asker. Ama çileli. Ama yaralı. Ama vakur. Her ÅŸeyden vazgeçmiÅŸ ve her ÅŸeyi kazanmış. İnsan, fotoÄŸrafın nadirattan sayıldığı böyle bir devirde bir fotoÄŸraf kâğıdına hangi suretiyle düşmek ister? En güzel duruÅŸuyla mı? En kendi oluÅŸuyla mı? En sevdikleri, en sevildikleri, en kıymetlileriyle mi? Dikkatli bakınca, ön sırada, subayların arasında, bir ceylân. İki de yavru köpek. Muhabbetten ötesinin sonsuza kalacak bu fotoÄŸrafta yeri olmasın. “Ben”; muhabbetten ibaret.

Bu, ÅŸefkatin, merhametin hangi duyuÅŸ noktası; Åžefik’in, Rahim’in hangi tecellisidir ki, insan bir kan ve azap deryasının ortasında, ölümle kalım arasında bir ipin ucunda, varlıkla “bir” oluÅŸu kalp damarının üzerinde ortak çarpış olarak taşıyabilsin? Bir bölük asker, iki yavru köpek ve bir ceylânla fotoÄŸraf çektirebilsin, onları bu kıymetli hatıranın çerçevesine dâhil etsin. Haydi, dışarıda kalma! Gel bakalım, sen de gel! Biz buyuz, bu kadarız efendim. Fütursuz varlığımız, yaratılmış her ÅŸeyi, taşı, nebatı, hayvanatı, birlikte kucaklayacak denli geniÅŸ bizim! Hayatla ölümün tam ortasında, hem ona hem buna dâhil olduÄŸumuz bu ruh yakazasında. Bu yüzden, bir ÅŸeyi deÄŸil, yaratılmış her ÅŸeyi! Biz bu yüzden savaÅŸların dünyaya armaÄŸan ettiÄŸi “bunalımlı” nesillerden deÄŸiliz. BaÅŸkayız biz. BaÅŸkalığımız iÅŸte ÅŸu fotoÄŸraf kâğıdının üstünde. Åžu çerçevenin içinde.

Bunun sonrası yok. Kıyamete değin yok olmaz bu şehir. Ey güzel şehir. Ey bunca yangının ardından kalbime inen abartısız aydınlık. Bereketli ovalar üzerinde kutsal ve çileli kılınmış ey zeytin ağacımın yeşili. Ey yitirilmiş gölgemin sükûnetli temennisi.

Üzerimden bir kanat esintisi geçmiş gibi, gecenin bir vaktinde bir el dokunmuş da aniden uyanmışım gibi, pencereden karşıya bakmış da ürpermişim gibi.

Anladım buraya neden geldim. Şehre, ülkeye, mülke-temellüke ilişkin bütün kelimelerimi bu gün burada iptal ettim.

21 Mart 2010,Pazar

Tags:


Leave a Reply

Wordpress Themes by Natty WP. Web Hosting
Images by our golf tips desEXign.