<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Nazan Bekiroğlu</title>
	<atom:link href="http://www.nazanbekiroglu.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.nazanbekiroglu.org</link>
	<description>değil mi ki susmak en çok söylemekti....</description>
	<pubDate>Sun, 26 Dec 2010 16:00:10 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yanık defter</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/12/26/yanik-defter/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/12/26/yanik-defter/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Dec 2010 16:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=865</guid>
		<description><![CDATA[Yaklaşık bir buçuk yıldır 1. Cihan Harbi&#8217;ne, yedi iklim-dört bucak-dokuz cephe-yetmiş iki düvel o savaşa, özellikle de Kafkas cephesine dair elime ne geçerse yeni bir dikkatle okuyorum.
 
Kuru, soğuk, resmî tarihler. Savaş mecmuaları, krokiler, şemalar, haritalar. Tarih önünde mesul paşaların harp bitiminden sonra manidar ya da manasız bir sükûtla kaleme alınmış telâşeli anıları ya da açık [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/12/26/yanik-defter/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bir demet nergis al kendine</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/12/19/bir-demet-nergis-al-kendine/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/12/19/bir-demet-nergis-al-kendine/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Dec 2010 15:54:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=863</guid>
		<description><![CDATA[Bir demet nergis al kendine. Ne olur böyle yapma. Kendine kıyma.
 
Biliyorum senin için yanıyor. Onlarla aynı dili konuşmadığını zannettiğin bir kalabalığın ortasında, âcizliğinden muztarib, gittikçe içine kapanıyorsun. Her şeyden uzaklaşıyorsun. 
 
Tamam. Yorgunsun. Allah şahit, bilenler şahit, çok yorgunsun. Yaşanmakta olan bütün acılar gibi yaşanmış ve yaşanacak olan bütün acıların da kalbinin üzerine çöreklendiğini zannetmekten yorgunsun. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/12/19/bir-demet-nergis-al-kendine/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mitya&#8217;nın düşü İvan&#8217;ın uçurumu</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/12/12/mityanin-dusu-ivanin-ucurumu/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/12/12/mityanin-dusu-ivanin-ucurumu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Dec 2010 15:52:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=861</guid>
		<description><![CDATA[Karamazov Kardeşler Dostoyevski&#8217;nin son romanıdır. Kitap halinde, onun ölümünden sadece birkaç ay önce yayımlanır. Böyle bir roman da ancak bir ömrün hülâsasının telâşesinde yazılabilir.
 
Sefih baba Karamazov ile dört oğlu arasındaki hikâyeyi anlatan muazzam hacmi içinde Karamazovlar&#8217;daki kahramanlardan her biri bir fikrin katıksız temsilcisidir aslında. Manastırın korunaklı duvarları arasında günah işlemeye neredeyse şansı bile olmayan melek [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/12/12/mityanin-dusu-ivanin-ucurumu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Nasıl yazarlardı?</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/12/05/nasil-yazarlardi/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/12/05/nasil-yazarlardi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Dec 2010 15:50:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=859</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Bir şaheserin yaratılışı incelenmeye karşı direnen bir süreçtir&#8221; diyor E. H. Carr Dostoyevski (İletişim 2009) monografisinde. Zihinsel olarak, doğruluğu su götürmez bu hükmün. Lâkin yazmanın bir de göz ardı edilen fiziksel boyutu var. Ele, kaleme, mürekkebe ve kâğıda bakan en sade ve en zaruri yanı.
 
Yazılmış basılmış herhangi bir romanı el yazısıyla, olduğu gibi bir deftere [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/12/05/nasil-yazarlardi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Otuz yıl kaftanı</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/11/28/otuz-yil-kaftani/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/11/28/otuz-yil-kaftani/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Nov 2010 15:46:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=857</guid>
		<description><![CDATA[ 
&#8216;Zaman ne de çabuk geçiyor Mona&#8217;, demiş şair.
Doğru.
Bana kalsa beşinci, taş çatlasın altıncı yılımdayım.
Oysa otuz yıl olmuş ben mesleğe gireli. Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin bir memuru olarak devlete hizmet vereli.
İlk anda bu &#8220;otuz yıl&#8221; meselesi biraz canımı sıksa da, fakülte çapında neredeyse ufak çaplı bir kriz yaşatacaktımsa da, yüzüme vurulan kara kapaklı defter yalan söylemiyor. Zaman diye [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/11/28/otuz-yil-kaftani/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gitmeyin, kalın</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/11/21/gitmeyin-kalin/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/11/21/gitmeyin-kalin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Nov 2010 15:45:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=855</guid>
		<description><![CDATA[Sırtınıza bir derviş hırkası atıp atmadığınızı kestiremem elbet ama bayramlık çocuklar gibi giyinmiştiniz.
 
Yalan yok, kristal pabucunuzda minicik ayağınızı sakınarak basmasanız, tek düze taşlar arasında bileğinizden incinecektiniz. Başınızda hâlâ kirazlı hasır şapka, sırtınızda volanlı, pembe tafta elbise. Taşbebekler gibiydiniz. 
 
Yüzünüzde bir PollyAnna tebessümü. Hâlitasından geçtiğiniz onca yol üzerinde, kendinizce bir emniyet şeridi bile belirlemiştiniz: Bilmemenin, görmemenin, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/11/21/gitmeyin-kalin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Ebedi mutluluk&#8217; sorunsalı: zamansızlık zamanı</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/11/14/ebedi-mutluluk-sorunsali-zamansizlik-zamani/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/11/14/ebedi-mutluluk-sorunsali-zamansizlik-zamani/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Nov 2010 15:44:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=853</guid>
		<description><![CDATA[Cehennemi anlamak kolay da yeryüzü insanının cenneti kavrayış çabasında en fazla çıkmaza girdiği nokta &#8220;ebedi mutluluk&#8221; hâli.
 
Nasıl olur bu? Çünkü yeryüzü zamanının hızla ilerleyen çizgisindeki alışkanlıkta her şey geçimli her şey bitimli. Eskimeyen, pörsümeyen, değişmeyen bir hâl, bir duygu söz konusu değil. En yoğun acılar gibi en kalıcı zannedilen mutlulukların bile değerinden eksildiği tecrübeyle sabit. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/11/14/ebedi-mutluluk-sorunsali-zamansizlik-zamani/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TÜYAP&#8217;ta okur olmak</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/11/07/tuyapta-okur-olmak/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/11/07/tuyapta-okur-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Nov 2010 15:41:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=851</guid>
		<description><![CDATA[Kuru ama henüz rüzgâr yiyip de savrulmamış yapraklar usul usul inen yağmurdan henüz kurtulmuş. Eldivenler, bereler, atkılar naftalin kokuları arasından yeni yeni çıkmış. Yezd&#8217;in çöl hatırası, uyanacağı güne değin arka bahçeye atılmış. Akşamlar erken inmede. İstiklâl Caddesi&#8217;nde kestaneciler, akordeon sesi, Pera&#8217;da &#8220;Çarlık Rusyasından Sahneler&#8221;.İstanbul&#8217;dayım. İstanbul&#8217;da sonbahar biraz da Tüyap demek. Tüyap&#8217;tayım. 
 
Ama bu kez yazarlar- [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/11/07/tuyapta-okur-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Belediyelerin hayvan haklarıyla imtihanı</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/10/31/belediyelerin-hayvan-haklariyla-imtihani/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/10/31/belediyelerin-hayvan-haklariyla-imtihani/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Oct 2010 15:37:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=848</guid>
		<description><![CDATA[Hayatın sillesini yemiş bu peşinen mağluplar, itilmiş kakılmışlar, başlarken kayıplar. Bir köşede yere yığılmışlar.
 
Bakarlar gözünüzün içine. &#8220;Melûl melûl&#8221;, anlamı en fazla da onların gözlerinden okunan bir ikilemedir artık. Sokak köpekleridir onlar. Kimi sokaklarda doğmuş büyümüş, bir ev nedir bilmez. Kimiyse hevesi alındıktan sonra sokağa bırakılmış. Bir ev rüyası, aklında kalmış. 
 
Nasıl yaşadıkları, neyle karşılaşıp neye [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/10/31/belediyelerin-hayvan-haklariyla-imtihani/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bir peygamber gölgesi; &#8220;Ben Hur&#8221;</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/10/24/bir-peygamber-golgesi-ben-hur/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/10/24/bir-peygamber-golgesi-ben-hur/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Oct 2010 15:34:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=844</guid>
		<description><![CDATA[ 
Görkemli yapıtın bütün özelliklerini taşır &#8220;Ben Hur&#8221; filmi. Dijital teknolojilerin dokunmadığı teknik görkeminin yanı sıra bir metin olarak da görkemlidir. 
 
Üstelik bu görkem, tümüyle masumken haksızlığa uğramış bireyin intikam tutkusunun gerekçelerini sınarken yeterince de evrenseldir. Çünkü Ben Hur&#8217;un üzerinden bir peygamber gölgesi geçmiştir. 
 
Hur Prensi, hiç hak etmediği halde dostu Mesala&#8217;nın hırsına kurban giderek bir anda [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/10/24/bir-peygamber-golgesi-ben-hur/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dostoyevski bugün yaşasaydı nasıl yazardı?</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/10/17/dostoyevski-bugun-yasasaydi-nasil-yazardi/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/10/17/dostoyevski-bugun-yasasaydi-nasil-yazardi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Oct 2010 12:10:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=830</guid>
		<description><![CDATA[
Dostoyevski bugün yaşasaydı nasıl yazardı sorusu romanın, döneminden etkilenen bir tür olduğunu anımsatır bize. Bugünün okuru o okur değil, zamanı yok, algısı farklı vs. Her şeyden evvel de dünya o dünya değil, tüketime dayalı bir popüler kültür dünyasında yaşıyoruz biz.
Tüketim toplumunun ihtiyaç ve arzları her şey gibi edebiyatı da yönlendirirken bir tüketim nesnesi olarak muamele [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/10/17/dostoyevski-bugun-yasasaydi-nasil-yazardi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kurtla kangalın başka türlü hikâyesi</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/10/10/kurtla-kangalin-baska-turlu-hikayesi/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/10/10/kurtla-kangalin-baska-turlu-hikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Oct 2010 12:04:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=828</guid>
		<description><![CDATA[Harikulâde metni Müge Aral&#8217;a ait bir belgesel izledim: &#8220;Bozkırın Gücü Kangal&#8221;. Aşağıdaki yazı büyük ölçüde o metnin etkisiyle yazıldı:
Kurt ve köpeğin rüya-mazi bir geçmişte aynı kökten geldiğine dair güçlü teori bir yana, kromozom sayılarının eşit olmasından başlayarak görüntü, karakter, güç ve davranışa ilişkin bir dizi benzerlik onları birbirine bir madalyonun iki yüzü kadar yaklaştırır. Fakat [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/10/10/kurtla-kangalin-baska-turlu-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Spartacus&#8221;</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/10/03/spartacus/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/10/03/spartacus/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Oct 2010 12:00:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=826</guid>
		<description><![CDATA[ 
Howard Fast&#8217;ın romanından uyarlanmış, Stanley Kubrick tarafından yönetilmiş 1960 yapımı Spartacus filmini yeniden izledim.
Spartacus malûm, Trakyalı bir köledir ve Antik Roma&#8217;da bir köle isyanı başlatmıştır. &#8220;Güzellerin güzeli, şehirlerin anası&#8221; Roma, &#8220;uygarlığın&#8221; merkezindedir gerçi. Ama en vahşi kararların en zarif sofralarda alındığı bir Roma&#8217;dır bu. İştahla aynı şey olmayan zevk, ahlâkla da kayıt altına alınmaması [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/10/03/spartacus/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hattatın kâğıdı</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/09/26/hattatin-kagidi/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/09/26/hattatin-kagidi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Sep 2010 13:36:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=824</guid>
		<description><![CDATA[Hürrem, Kanuni&#8217;ye yazdığı meşhur mektupta, Lokman suresinin 27. ayetini telmihen &#8220;Ağaçlar kalem denizler mürekkep olsa&#8221; aşkını ifadeye yetmeyeceğinden söz eder. 
 
Lâkin kalem ve mürekkep yetmez yazmak için. Beyân-ı hale bir de kâğıt, hiç olmazsa üzerine yazılacak bir satıh lazımdır. 
 
Neye yazılır yazı? Taşa, toprağa, kile, papirüse, parşömene; suya, buza, göklere, kalplere, zihinlere. Her biri aynı [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/09/26/hattatin-kagidi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yıldızname</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/09/19/yildizname/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/09/19/yildizname/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Sep 2010 16:22:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=821</guid>
		<description><![CDATA[
Bir yıldızname çıkartmaya heves etse de, iş yerindeki odası gibi evinin en geniş pencereleri de hep o aynı yöne bakan birinin talihine kuzey göğünden bir parsel düşer sadece. 
 
Çatısız gökyüzünün harita zenginliğine mukabil ne yoksulluk! Yabancı göklere sefer etmeyi göze alamayanın, gecenin en karanlık anında parlayan yıldızı görme şansı yok besbelli. Oysa eski kültürlerin başı [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/09/19/yildizname/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kırık kanatlar</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/09/12/kirik-kanatlar/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/09/12/kirik-kanatlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Sep 2010 16:19:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=819</guid>
		<description><![CDATA[
Semavi bir dinin mensupları olarak hiçbir kavmin diğerlerine göre üstünlüğü olmadığını bildiler ama insanlık ağacının sağlam bir dalı olmakla onur duyulacağına da inandılar. &#8220;Ama&#8221;, bu cümlede ilk kısımla ikinci kısım arasına bir tezat sokmadı ilk kez. Ama hepsi de bu duru inancın arkasından geldi. Çünkü &#8220;vatanın ve milletin bekası&#8221; için kendilerine ihtiyaç duyulduğunu zannettiler. 
 
Bir [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/09/12/kirik-kanatlar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Astapova tren istasyonu: yolun sonu</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/09/05/astapova-tren-istasyonu-yolun-sonu/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/09/05/astapova-tren-istasyonu-yolun-sonu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 16:17:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=817</guid>
		<description><![CDATA[

 
Tolstoy&#8217;un etrafında neredeyse herkes günlük tutmaktadır. Fakat bu kadar çok yönden aydınlatılarak kamaşmış bir gerçeğin tekliğinden söz edilemez. Bu ışık sağanağının altında en fazla deforme olan şey de Sofya Tolstoy&#8217;un gerçeğidir ihtimal. Nedir Sofya? 
 
Saplantılı bir âşık mı? Düpedüz bir deli mi? Yozlaşmış bir aristokrat mı? Yoksa ailesinin geleceğini garanti altına almak isteyen bir anne, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/09/05/astapova-tren-istasyonu-yolun-sonu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Diyecektim</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/08/29/diyecektim/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/08/29/diyecektim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 16:02:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=814</guid>
		<description><![CDATA[

Çöle alışkın mizaçları bile telâşa düşüren o cehennem ağzı Ağustos Ramazanı günlerde neredeyse taşlar tutuşacak, sular alev alacakken, &#8220;Su Eşiği&#8221; diye bir yazı yazacaktım. Ey benim şehrim, diyecektim. 
 
Suyun kıyısında kurulmuş çileli kentim. Ramazan ortasında sigarasını tüttüren tiryakiye başını çevirip bakmamayı başarsa da iftar vakti hâlâ sokaklarını boşaltan, trafiğin gürültüsünü dindirerek bana bir deniz uğultusu [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/08/29/diyecektim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çünkü bir kent görkeminin zirvesinde vurulur; Troya</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/08/22/cunku-bir-kent-gorkeminin-zirvesinde-vurulur-troya/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/08/22/cunku-bir-kent-gorkeminin-zirvesinde-vurulur-troya/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 11:27:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=811</guid>
		<description><![CDATA[Çanakkale boğazının girişinde Hisarlık mevkiinde İda dağının eteklerinde dokuz katlı bir kent yükselir. Bizim dilimizde daha çok Truva olarak anılsa da Homeros&#8217;un imlasıyla Troya&#8217;dır o. Çok katmanlı çok isimli bir şehirdir Troya.  
Birden fazla adı birden fazla tarihçesi vardır.  
Bir şehir aynı nokta üzerinde birden fazla kez kurulabilir elbet. Troya da öyle. Fakat sonu her defasında aynıdır [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/08/22/cunku-bir-kent-gorkeminin-zirvesinde-vurulur-troya/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Lunapark</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/08/15/lunapark/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/08/15/lunapark/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Aug 2010 06:20:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazılaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=807</guid>
		<description><![CDATA[Birkaç günümü bir tepenin eteğinde kurulmuş bir Lunapark&#8217;ı seyrederek geçirdim. Bir Lunapark&#8217;ı Lunapark yapan en fazla nedir? Merak ettim. Birkaç kişiye sordum.  
Herkes kendinceydi. Kimi hiç düşünmeden Atlı Karınca, diye cevap verdi, kimi onun cevabına dudak bükerek Dönme Dolap, deyiverdi. Kimine göre Çarpışan Otolardı Lunapark. Kimine göre Gondol, Balerina, Zincirli Dönen Salıncaklar.  
Gündüz şamatasına, ışığına, rengârengine, gece [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/08/15/lunapark/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çöl şehrinin sokakları</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/08/08/col-sehrinin-sokaklari/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/08/08/col-sehrinin-sokaklari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Aug 2010 11:44:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=804</guid>
		<description><![CDATA[Hafız&#8217;ın kabri başında Divan&#8217;dan açtığım sahifede, tercümesini bilmesem de, bahtıma çöl beyitleri çıkmış olmalı. Çünkü Şiraz&#8217;dan yola koyulmuşuz. 
 
Turistik dünyada biri bile tek başına bir şehri talihinden memnun edebilecek onlarca kervansarayın yanından geçerek, tarihi ipek yolu üzerinden Yezd&#8217;e doğru gidiyoruz. Biraz dikkatli baksam kum üzerinde develerin uzayıp kısalan gölgelerini göreceğim, kulak kesilsem çıngırak seslerini duyacağım [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/08/08/col-sehrinin-sokaklari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yol Düşleri</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/08/01/yol-dusleri/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/08/01/yol-dusleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Aug 2010 11:25:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=801</guid>
		<description><![CDATA[Kıyamet rüyaları görmeye başlayalı beri rüyalarını bir deftere kaydetmeyi bıraktı. Öyle çok rüya kaydetmiş ki defterine içlerinde en sade olanın en uzun anlatıldığı türden sahih bir rüya var mıdır, hiç bilemedi. 
Oysa rüya habercidir, bunu bilirdi pekâlâ. Gerçekte yaşanan, rüyalardan okunabilirdi en fazla, tabii uyanmayı başarmışsanız eğer. Ve rüyadaki acının tene değdiği bir yer vardı. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/08/01/yol-dusleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sessizlik Kulesi</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/07/25/sessizlik-kulesi/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/07/25/sessizlik-kulesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Jul 2010 10:12:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=798</guid>
		<description><![CDATA[İran dağları boyunca karayolu ile on iki gün süren bir seyahatten henüz döndüm. 
Gerçek yolculuğun sadece mekânda değil zamanda da gerçekleşmesi gerektiğine inanmış biri olarak, Tebriz&#8217;in &#8220;güneşine&#8221;, Isfahan&#8217;ın sokaklarına, Şiraz&#8217;ın serv-i nazlarına ilişkin asıl resmin içimde kaldığını itiraf etmekten yüksünmem. Beni asıl şaşırtansa Yezd oldu. 
Çünkü Yezd, binlerce yıldır değişmemiş çölün gelini. İran&#8217;ın masum ve [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/07/25/sessizlik-kulesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Irmak yolu</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/07/04/irmak-yolu/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/07/04/irmak-yolu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jul 2010 08:08:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=796</guid>
		<description><![CDATA[Tırnağım camı kesiyor da kalbimi kesmiyor artık benim. Sırtımda yolun bütün yükü, bütün ağrısı. Saçlarım kum karası. Artık hiçbir şeye hayret etmiyorum. Çok derine inmek vurgun getirdi, iyilikten de güzellikten de yoruldum. Hiçbir şeye eyvallahım kalmadı. 
Uçak ve müze biletlerimi saklamıyorum. Arkasına tarih atmıyorum hiçbirinin, bir cümle yazmıyorum. Kuru bir yaprak iliştirmiyorum takvimlere. Nerde kaç [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/07/04/irmak-yolu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Olay ufku&#8221;</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/06/27/olay-ufku/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/06/27/olay-ufku/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 06:25:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=794</guid>
		<description><![CDATA[S. Zweig, dünyanın kaderinin döndüğü birkaç sayılı an&#8217;ı anlattığı meşhur eserine Yıldızın Parladığı Anlar adını verir. 
Doğru, yıldızın parladığı an muhteşemdir. Ama yayılıp çatılmış gök evren üzerinde bir yıldızın parlayışından daha görkemli ve trajik, bir tek onun sönüşü var olabilir. 
Her yıldızın ömrü var. Termodinamiğin ikinci yasası, entropi, yaşayan her şey bozulur dediği için mi [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/06/27/olay-ufku/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ey canım baba</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/06/20/ey-canim-baba/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/06/20/ey-canim-baba/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 14:19:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=792</guid>
		<description><![CDATA[

Sizi bu kadar erken -ne kaybettiğinin farkına bile varamayacak kadar erken- kaybetmeseydim, daha fazla konuşturmaz mıydım hiç? 
O kadar sevdiğinizi ve bildiğinizi bildiğim İstanbul&#8217;u, haylazlık yapan oğlunu derleyip toplamak için onu yatılı, İstanbul&#8217;a &#8220;postalayan&#8221; taşra tüccarı büyük babamı, Hayriye Lisesi&#8217;nin bana meçhul size agâh yıllarını, Kenan Rifai&#8217;nin üzerinizde ne etkisi olduğunu, babaannemin muhacirlik anılarını, şimdi [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/06/20/ey-canim-baba/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tanıdığım ırmaklar</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/06/13/tanidigim-irmaklar/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/06/13/tanidigim-irmaklar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 07:05:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=789</guid>
		<description><![CDATA[Tuna nehrini bir uçağın penceresinden, 10 bin feet yükseklikten gördüm ilk kez. O yükseklikten bile o denli geniş o denli görkemliydi ki göz yordamıyla anladım onun Tuna&#8217;dan başkası olamayacağını.  
O olduğu su götürmez bir gerçekti. Bir süre güneşi yatağında ihtişamla yüzdürmesini seyrettim. Çok uzaktık birbirimize. İşitemedim söylediklerini o kaldı ben gittim.  
Oysa ırmak konuşur, sabittir tecrübeyle. Ben [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/06/13/tanidigim-irmaklar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Ben anladım hocam. Şair âşık&#8221;</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/06/06/ben-anladim-hocam-sair-asik/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/06/06/ben-anladim-hocam-sair-asik/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 05:33:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=785</guid>
		<description><![CDATA[Bir daha bir &#8220;Mezuniyet Yazısı&#8221; yazmam sanırdım. Ne yanılgı oysa. Değil mi ki: Bunlar da gidiyorlar. 
Son bir kare şimdi. Bu kez oturan onlar ben ayakta duruyorum. Ben fotoğraf çekiyorum onlar poz vermiyorlar. Bahçenin alçak duvarı üzerine yığılmışlar. Yüzlerinde anlamı bile kestirilemeyen keder. Omuzlarında yükün ilk ağırlığına açık bir hava boşluğu. Bunlar da gidiyorlar. 
Dört [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/06/06/ben-anladim-hocam-sair-asik/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ben, Kudüs ve Ölü Deniz</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/30/ben-kudus-ve-olu-deniz/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/30/ben-kudus-ve-olu-deniz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 May 2010 05:41:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=782</guid>
		<description><![CDATA[Ölü bir Deniz&#8217;in üzerinden baktım ey şehir sana. 
&#8220;İncire, zeytine, Sina Dağı&#8217;na ve o emin beldeye and olsun ki&#8221; acısı, uyurken rüyasını geçip de yüzünden okunanlarla birlikte çıktım bu yolculuğa. Evimin bacasının alev aldığı, çeşmelerininse Kerbelâ kestiği bir düşten sonra düştüm bu yola. 
Pasaportumda boş yer kalmadı ey şehir. Mevlânâ&#8217;nın bir Şems kaybettiği Şam sokaklarından [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/30/ben-kudus-ve-olu-deniz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Havadan sudan</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/23/havadan-sudan/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/23/havadan-sudan/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 May 2010 06:42:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[Zaman gazetesi yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=759</guid>
		<description><![CDATA[ Gitmeleri için uğraştım durdum. Elimden geleni ardıma komadım. Çünkü kirli ayaklarıyla her yana basıyordular. Defneyi kökünden söküyordular. 
Dilleri kötü, bakışları hoyrattı. Yerli yersiz yüksek sese gülüyordular. Hiç uymuyorlardı bize. Onlar olmasa her şey daha iyi olacaktı. 
Gittiler sonunda. Döndüm, etrafıma baktım. Hayat sanki birdenbire çekilmişti. Sessizlik sıkıcı, asalet yapay, kibarlık gereksizdi. Enerjisi tükenmişti ağaçların da [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/23/havadan-sudan/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kilis 7 Aralık üniversitesi, 17 mayıs 2010</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/17/kilis-7-aralik-universitesi-17-mayis-2010/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/17/kilis-7-aralik-universitesi-17-mayis-2010/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 May 2010 13:48:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Nazan Bekiroğlu Nerede?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=778</guid>
		<description><![CDATA[ 

Simurg kitap evi ve Kilis 7 aralık üniversitesi&#8217;nin işbirliğiyle düzenlediği 
Prof. Dr.NAZAN BEKİROĞLU&#8217;nun &#8220;Gelenek ve Edebiyat İlişkisi&#8221; konulu konferans&#8217;ı
17 mayıs pazartesi saat 14.00 de fen edebiyat fakültesi konferans salonunda&#8230;
 
Söyleşi aynı gün saat 16.30 da SİMURG kitap evi&#8217;nde&#8230;
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/17/kilis-7-aralik-universitesi-17-mayis-2010/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kenar süsü yıldönümü</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/16/kenar-susu-yildonumu/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/16/kenar-susu-yildonumu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 May 2010 09:56:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=756</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Niye ki bunca yazı&#8221;, sorusu içimde cevabı verilemeyecek denli büyüyüp dursa da bir kez daha yıldönümü. Nakkaş bir yıl oldu ki aynı lâle bahçesinin yollarında: ikibinonmayıs&#8217;ınınüçüncüpazarı. 
Bu bir yıl içinde yazacak bir şeylerim her zaman oldu. Ama kimi zaman tembelliğim tuttu, yazmaya isteğim yoktu. Böyle zamanlarda uçtu fikir, yandı bitti. Kimi zamanlarsa yazmaktan, lodosa tutulmuşçasına, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/16/kenar-susu-yildonumu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Prof.dr. Nazan Bekiroğlu, 14 Mayıs günü &#8220;Malatya Okuyor&#8221; kampanyasında!</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/14/profdr-nazan-bekiroglu-14-mayis-gunu-malatya-okuyor-kampanyasinda/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/14/profdr-nazan-bekiroglu-14-mayis-gunu-malatya-okuyor-kampanyasinda/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 May 2010 13:17:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Nazan Bekiroğlu Nerede?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=763</guid>
		<description><![CDATA[
Yazar ve Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu, Malatya&#8217;da bir dizi etkinliklere katıldı. 

 
Malatya Valiliği&#8217;nin başlattığı Malatya Okuyor Kampanyası&#8217;na destek için Malatya&#8217;ya gelen Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu, Vali Ulvi Saran&#8217;ı ziyaret etti. Milli Eğitim Müdürü Mehmet Bulut ve Milli Eğitim Müdür Yardımcılarının da yer aldığı ziyarette konuşan Bekiroğlu, &#8220;Biraz önce öğrencilerle söyleşiye katıldım, öğrencileri çok dinamik gördüm. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/14/profdr-nazan-bekiroglu-14-mayis-gunu-malatya-okuyor-kampanyasinda/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Havva&#8217;nın anneler günü kutlu olsun mu?</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/09/havvanin-anneler-gunu-kutlu-olsun-mu/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/09/havvanin-anneler-gunu-kutlu-olsun-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 May 2010 06:25:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=724</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Korkunç sancılarla bedeninden kopan şeyi kucağına aldı. 
Saracak sarılacak ne varsa onunla sardı. 
Korudu kolladı, öptü kokladı. 
Böyle tanıdı anneliği Havva, Âdem anneliğin ismini böyle hatırladı. 
Bastırdı göğsüne yavrusunu annelerin ilki. Saçlarının kuytusuna gömdü cennet kokulusunu. 
Göğsünden ilk sütü emdiği an, öyle yükseldi ki ruhu Havva&#8217;nın, başı arş-ı Rahmân&#8217;a vardı. 
Cennetten sürgün edilmiş kadının, cennet [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/09/havvanin-anneler-gunu-kutlu-olsun-mu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Fahriye geleneği</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/02/fahriye-gelenegi/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/02/fahriye-gelenegi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 May 2010 06:50:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>

		<category><![CDATA[Zaman gazetesi yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=693</guid>
		<description><![CDATA[Tarz-ı selefe takaddüm ettim/ Bir başka lisân tekellüm ettim
(&#8230;.)
Gencînede resm-i nev gözettim/ Ben açtım o genci ben tükettim 
Eski edebiyata aşina olanların başını döndüren bu büyüleyici mısralar Şeyh Galib&#8217;in Hüsn ü Aşk&#8217;ından. Eski tarza kıyasla bambaşka bir lisan ile şiir söylediğini ifade eden Galip onun hattâ önüne geçtiğinin farkındadır. Öyle ki söz hazinesinde yeni bir [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/05/02/fahriye-gelenegi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Fuzuli ve İstanbul</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/04/25/fuzuli-ve-istanbul/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/04/25/fuzuli-ve-istanbul/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Apr 2010 05:44:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=628</guid>
		<description><![CDATA[Siz İstanbul&#8217;u hiç görmediniz. Martıları ve gemileri beyaz, suları ve gecesi mavi bu şehrayin şehrini. Ama Dicle&#8217;nin iki yakasında kurulmuş Bağdat, yağmayı kışkırtacak kadar görkemli ve zengin. Orada doğduğunuz ihtilâflı olsa da orada yaşadığınız muhakkak.
Tamam-ı ömrünüzde gayri memlekete seyahat kılmadığınız kendi lisanınızdan aşikâr. Gitmeyi hep istediniz. Ama civarınızda çizilmiş bir çemberin dışına taşıp da hiçbir [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/04/25/fuzuli-ve-istanbul/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hani sizin defterleriniz vardı</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/04/18/hani-sizin-defterleriniz-vardi/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/04/18/hani-sizin-defterleriniz-vardi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Apr 2010 06:15:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=625</guid>
		<description><![CDATA[Hani sizin defterleriniz vardı. Bizim tanımadığımız hayatlarınız, tanımadığımız bakışlarınız. 
Bizim gözlerimize kapalı onca biçim ve rengi ardı ardına dizelerken siz, sayfalara düştüğünüz tarihlerinizde açardı sayfalar sayfaları. Henüz yazılmamış şarkıları da bitmemiş şiirler gibi, hatırladığınız bir yerlerden ya da şimdi, şu an oluyormuş da siz onu seyrediyormuş gibi anlatırdınız. 
 
Her şeyi güzel bulmak gibi bir çabanız [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/04/18/hani-sizin-defterleriniz-vardi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kocav Erol Güngör Konferans Salonu - 17 Nisan 2010 / 17:00</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/04/15/kocav-erol-gungor-konferans-salonu-17-nisan-2010-1700/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/04/15/kocav-erol-gungor-konferans-salonu-17-nisan-2010-1700/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Apr 2010 13:54:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Nazan Bekiroğlu Nerede?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=676</guid>
		<description><![CDATA[Yazdığı birbirinden değerli eserlerle okuyucularına edebi lezzetin her çeşidini tattıran ünlü yazar Nazan Bekiroğlu 17 Nisan Cumartesi günü KOCAV’da okuyucularıyla buluşacak. 
Trabzon’da ikamet ettiği için İstanbul&#8217;a çok az gelen Bekiroğlu&#8217;nun bu gelişi bir anlamda İstanbul&#8217;daki okuyucularıyla hasret giderme şölenine dönüşecek. Bu sebeple ilk olarak ünlü Yazar okuyucularına kitaplarını imzalayacak. 
İmza programının  hemen ardından, Prof. Dr. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/04/15/kocav-erol-gungor-konferans-salonu-17-nisan-2010-1700/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Fırtına takvimi</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/04/11/firtina-takvimi/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/04/11/firtina-takvimi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Apr 2010 12:18:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=606</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Bilimsel&#8221; zihniyet isabetine dudak bükse de takvimlerde fırtına günlerinin birbirini izlemesi için kim bilir kaç asır fırtınaların kaygılı bir deftere titizlikle kaydedilmesi gerekti? Sayılı günleri denizi de gökleri de avucunun içi gibi bilenler bilir.
Havayı koklamayı âdet edinenler ve kayıt tutmayı ihmal etmeyenler çıkarabilir fırtınanın takvimini ancak. Onun huyu suyu, töresi tarihçesi ancak böyle ezberlenebilir. Ancak [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/04/11/firtina-takvimi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şehrin ilk apartmanı</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/04/04/sehrin-ilk-apartmani/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/04/04/sehrin-ilk-apartmani/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Apr 2010 12:15:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=603</guid>
		<description><![CDATA[Şehrin ilk apartmanıyım ben. Sağım solum önüm arkam, hepsi de kiremit çatılı, en fazla iki katlı, aşı boyalı ya da sarı boyalı, bahçeli evlerle dolu. Kendime yer açmak için canavar çığlığı dozerleri aralarına soktuğumda şöyle bir silkindiler önce. Ne olduğunu anlamadılar. Sonra bir huzursuzluk nidasıyla kendi dünyalarına, iç zamanlarına daldılar. Başlarına ne geleceğinin farkında bile [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/04/04/sehrin-ilk-apartmani/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gibi</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/03/28/gibi/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/03/28/gibi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Mar 2010 12:14:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=601</guid>
		<description><![CDATA[Gramerin ilk bakışta en talihsiz bahsini oluşturur bağlaçlar gibi edatlar da. Tek başına bir anlam ifade etmeyen bu gibi&#8217;ler ancak önlerine ya/da arkalarına gelen kelime veya kelime gruplarıyla anlam kazanır. Bu bağımlılık onların zafiyetidir. 
Ancak mananın kendisini ifade etmek için bir edata muhtaç olması da, onlara değer kazandırır. 
Teşbihin (benzetmenin) dört ana öğesinden biridir gibi. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/03/28/gibi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Çanakkale hatırası&#8217;</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/03/21/canakkale-hatirasi/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/03/21/canakkale-hatirasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 12:12:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=599</guid>
		<description><![CDATA[İstemek, fatihlerin olsun. Bana ziyaret yeter. Yol hali bu. Kalemimden sıçrayan mürekkebin lekesi giderek daha ürkütücü büyürken çokça tanıdığım meyvelerin ağaçlarıyla karşılaşmaktan hoşnut, düştüm yollara.
Defalarca geçtiğim şehirlerden bir kez daha geçerek daha evvel hiç görmediğim kentlere ulaştım. Denizle arasına geniş ovalar girmiş liman kentleri vardı yolumun üzerinde. Yekpare sütunları, ürpertici tapınakları yerle bir olmuş, eceli [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/03/21/canakkale-hatirasi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ağrı Dağı eteğinde mor menekşe</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/03/14/agri-dagi-eteginde-mor-menekse/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/03/14/agri-dagi-eteginde-mor-menekse/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 12:10:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=597</guid>
		<description><![CDATA[Her zamanki gibi, en önemli parçayı değilse de birkaç önemli parçayı unutarak çıkarım dağlar yoluna. Bedel: Avuç içlerimin nasır tutması. Ağaçlar çiçeklerini yavaş yavaş terk etmeye başlar. Yalan çıkar erken bahar yazıları. 
Önce Zigana&#8217;dan geçer yolum. Ey ki, bağrında bu yaranın açılmasına izin vermesen zirvenden geçerdim. Sen mehcûr, ben hicrine düşerdim. Sen olmasan eksik kalır [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/03/14/agri-dagi-eteginde-mor-menekse/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ağrı ibrahim Çeçen Üniversitesi - Dünya Kadınlar Günü - 8 Mart 2010</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/03/08/agri-ibrahim-cecen-universitesi-dunya-kadinlar-gunu-8-mart-2010/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/03/08/agri-ibrahim-cecen-universitesi-dunya-kadinlar-gunu-8-mart-2010/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 13:34:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Nazan Bekiroğlu Nerede?]]></category>

		<category><![CDATA[Ağrı ibrahim Çeçen Üniversitesi]]></category>

		<category><![CDATA[dünya kadınlar günü]]></category>

		<category><![CDATA[Konferanslar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=726</guid>
		<description><![CDATA[
Ağrı ibrahim Çeçen Üniversitesi’nin Dünya kadınlar günü münasebeti ile ilgili davetine içabet eden Prof Dr.Nazan Bekiroğlu Ağrı Halk eğitim Merkezinde “Doğu ve Batı ekseninde düşünce ve sanat” konu bir konferans verdi.
Prof. Dr Nazan Bekiroğlu İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof Dr. M .Emin Özdemir ile beraberinde bulunan bir heyet Ağrı Belediye Başkanı Hasan Arslan’ı makamında [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/03/08/agri-ibrahim-cecen-universitesi-dunya-kadinlar-gunu-8-mart-2010/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>-Dili geçmiş zaman baharları</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/03/07/dili-gecmis-zaman-baharlari/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/03/07/dili-gecmis-zaman-baharlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 12:00:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=595</guid>
		<description><![CDATA[Yeşilden maviye, griden lâciverde. Nar çiçeğine. 
Havaya suya toprağa. Henüz cemreler düşmeden bile. 
Fındık dallarında ilk üç yaprak yeşermeden. 
Ağrı dağı eteğinde mor menekşe şelâlelerini köpürtmeden, çuha çiçekleri toprağı delmeden. 
Ağaçların gövdesine su yürümeden, kuşlar hikâye söylemeye geçmeden. 
Gelinlikli taş bebekler konuşmaya durmadan daha. Yürümeden koşmadan. 
Billûr camekân içinde tebessümler sırçasını çatlatmadan. 
İmajlar bir pazar [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/03/07/dili-gecmis-zaman-baharlari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Temasın kırılgan anı</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/02/28/temasin-kirilgan-ani/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/02/28/temasin-kirilgan-ani/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 11:59:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=593</guid>
		<description><![CDATA[Altın kaplamalı kraliyet arabası kapıda beklerken güzel gelinin hazırlığı da tamamlandı. Su damlası küpeler. Parıltısı en derin vurgunlardan örülü inci gerdanlık. 
Abanoz renkli saçlarına beyaz çiçeklerden bir çelenk fazlasıyla yetecekken başı elmas bir taçla ağırlaştırıldı. Bütün kraliçelerle ortak olan o giysiyi giyip de göğsüne sırma kraliyet nişanı çaprazlama takıldığında sateninin kırıştığına kimse içerlemedi. Yüzü bir [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/02/28/temasin-kirilgan-ani/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Nil&#8217;in tek Tanrılı firavunu</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/02/21/nilin-tek-tanrili-firavunu/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/02/21/nilin-tek-tanrili-firavunu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 11:57:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=591</guid>
		<description><![CDATA[II. Ramses&#8217;in heykelleri ile mumyası arasındaki uçurumda anlıyor insan sanatın neler ettiğini. Mumyasında Ramses, insanlığın bütün zaaflarıyla iç içe. 
Teni kapkara, saçı beyaz, yaşlı, ışıksız, ürkütücü bir heyulâ. Oysa tapınaklarının önündeki heykellerinde, duvarlarındaki kabartmalarında, resimlerinde hep o gençliğin güzelliğinde. Munis bir tebessüm, müşfik ve kibar bir bakış. Sakin ve huzurlu. Masum, gizemli ve güven verici. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/02/21/nilin-tek-tanrili-firavunu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Nil&#8217;i ırmağına Leylî&#8217;yi çölüne</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/02/14/nili-irmagina-leyliyi-colune/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/02/14/nili-irmagina-leyliyi-colune/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 11:55:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=589</guid>
		<description><![CDATA[Nil&#8217;i ırmağına Leylî&#8217;yi çölüne. Emaneti yerli yerine. 
Bileğimdeki yaşam bağı kopmak üzere. Saçlarımın arası kum sızısı, ağzım dilim, gözüm kulağım kum dolu. Yeni yeni anladım bir ırmakta akıyorum zannederken çöl olduğumu. Doğruymuş dara düşenin kendisini çöllere vurduğu ve çölün, ismine açılan yepyeni bir defterde durduğu. 
Lâkin aldanmamak lâzım çöl ile başlayan hikâyelere. Çünkü çölden ancak [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/02/14/nili-irmagina-leyliyi-colune/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Be&#8217;nin noktası</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/02/07/benin-noktasi/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/02/07/benin-noktasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 11:53:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=587</guid>
		<description><![CDATA[Biçimlerin en kıdemlisidir nokta, en yetkini. Hemen bütün disiplinlerde her şey noktayla başlayıp noktayla biterken geleneğin noktaya gösterdiği itibar da bir özetler silsilesine gelip dayanır: &#8220;Evrenin özeti Kur&#8217;an&#8217;da, onun özeti başındaki Fatiha&#8217;da, onun özeti başındaki Besmele&#8217;de, onun özeti başındaki Bâ&#8217;da, onun da özeti altındaki nokta&#8217;dadır.&#8221; 
Tefsir kitapları Besmele tefsiriyle açılırken, bu nokta üstünde sayfalarca durulur. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/02/07/benin-noktasi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk artık bir hikâyedir</title>
		<link>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/01/31/ask-artik-bir-hikayedir/</link>
		<comments>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/01/31/ask-artik-bir-hikayedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 11:48:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nazanbekiroglu.org/?p=584</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Küntü kenzen mahfî&#8221; (Ben gizli bir hazine idim bilinmek istedim), Aşk Hadisi, sahihliği tartışmalı olsa da sufi geleneğin etrafında döndüğü mihveri verir. Gelenek aşk etrafında döner çünkü. 
Onun varlığı, müfredatı, sanatı, estetiği aşk olmaksızın izah edilemez. 
Gerçi burada söz konusu edilen ve Kur&#8217;an&#8217;da adı ya da müştaklarının geçmediğine zahidlerce sürekli dikkat çekilen aşk, ruhun, dünyevi [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.nazanbekiroglu.org/2010/01/31/ask-artik-bir-hikayedir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

